Orta Doğu ülkelerinde genel bir kanı vardır: ‘Erkekler ağlamaz’. Aslında bu coğrafyada bulunan insanların sağlıksız ruh hallerinin temelinde bu cümle yatar, çünkü gözyaşı insanın ruhunu arındırır, temizler ve ruhu düzene sokar. Bir nevi antidepresandır yani gözyaşı. Ağlayabilen insanlar; en katıksız, en saf şekilde yaşar mutluluğu.

Bu yazıyı gözyaşlarını kaybetmiş biri olarak yazıyorum. En acıklı şeyleri yapmaya çalışırım ağlayabilmek için, ama gözümden akan iki damla yaşın sebebi duygular değil, sigaramın gözüme kaçan dumanıdır. Gözyaşlarım beni terketti ve onlarla birlikte ruhum da benliğimden kopup gitti ne yazık ki. Artık televizyonlarda gördüğümüz zombilerle aramdaki tek fark, etimin henüz çürümemiş olması.

Bitirirken büyük usta Yılmaz Erdoğan’ın 'Otogargara' isimli oyunundan bir alıntı yapmak geldi içimden: ‘Adam gibi hüzünlerdir adam eden adamı. Ağlamasını bilmeyenin, kahkahasından da bir bok olmaz.’

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar