Akşamın ilerleyen saatlerinde alt sokakta yankılanır ‘’Boozaaaa’ sesleri. Soğuk kış gecelerinde, bu sesi duymak bile ısıtır insanın içini bir nebze. Akşamı geceye bağlayan saatlerde duyulur en çok bu ses. Bir litre boza satmak uğruna, sokakları arşınlar gecenin eksili hava sıcaklıklarında. Çoğunlukla dayanıklaşmıştır soğuğa her gece çıkmaktan. Hiçbir zaman kısılmaz sesleri o soğukta; her daim iki sokak aşağıdan duyulur sesleri.
Hiçbir izni, hastalanma hakkı, güvencesi yoktur bozacının. Her akşam ‘İnşallah bu akşam da evime ekmeğimi götürebilirim’ diye düşünmektedir.
Kimbilir ne gibi zorluklar uğruna katlanmaktadır bu karlı havalara. Belki evinde ateşler içinde yatan evladı ilaç beklemektedir, belki de kira ödemesinin son günüdür ertesi gün. Her ne sebeple olursa olsun, gecenin ayazında elindeki bakracı boşaltmış biçimde evine döndüğünde, az da olsa huzur bulmuş biçimde girecektir yatağına.
Soğuk kış günlerinin en çok aranılan içeceğine farklı bir bakış getirmeye çalışırken bile, buz tutmuş sokaklarda duyarım hala sesini: ‘Boozaaa’.
Yorumlar
Yorum Gönder