Yeryüzünde, günümüze kadar 124.000 kişiyi görevlendirmiş tanrı, insanlar adam olsun diyerek. Bu 124000 kişiden sadece üç tanesi tutmuş. Dönemlerindeki karmaşaları engellemek ve insan ırkını tek bir türe indirgeme istekleriyle, zihinlerinde yarattıkları bir tanrı imajını kullanarak vahiy adını verdikleri yazılar kaleme almışlar. Bu yazdıkları metinlerde genel olarak, ‘iyi biri olursanız ödüllendirilirsiniz, kötü biri olursanız cezalandırılırsınız’ görüşü yaygınlaştırılmıştır. Canlılar, bilmedikleri ve görmedikleri şeylerden korkarlar; bu her canlının genlerinde vardır. Ama korkudan beslenen iyi olma dürtüsü aslında sadece bir illüzyondur

    Birinin iyi olması ödül ya da cezayla sağlanamaz; sadece bireyin yetiştirilme biçimiyle sağlanır. Kimilerine göre din hala geçerli bir sistemdir, bunu geri kalmış –veya bırakılmış- toplumlarda daha net görebiliriz. Din olgusu, benim gözümde çocukken dinlediğimiz korku hikayelerinin yetişkinlere uyarlanmış versiyonudur. Gaipten gelip de insanlara ne yapması gerektiğini insanlar aracılığıyla söyleyen bir tanrı fikri bana hep saçma gelmiştir. Yaşıyor olduğumuz yüzyılda, tanrı fikri sadece batıllardan ibarettir.

    Bu batıllar sayesinde geçimini sağlayan insanlar vardır yeryüzünde. Hiç görmedikleri, varlığından hiçbir zaman emin olamayacakları bir varlığın sırtından yaşamlarını sürdürürler; başka insanların hayatlarına hiçbir fayda sağlamaksızın üstelik. Hiç sanmıyorum ama, eğer tanrı gerçekse, bu insanlardan  hesap soracaktır diye ümit ediyorum. Aslında ümit etmek denemez buna, neredeyse eminim. Çünkü birileri tanrının ismini kullanarak dünyayı mahvedecek, tanrı da buna sessiz kalacak öyle mi?

    Dinlerin en büyük özelliği, sorgulanamaz olmasıdır. Bu nedenledir ki, dünyadaki en büyük acılar, en büyük katliamlar hep ‘din’ adı kullanılarak yapılmıştır. Dinlerde neden sorusuna yer yoktur, çünkü eğer sorgulanırsa ne kadar büyük bir saçmalık olduğu ortaya çıkacaktır. Onun karşısında durmak için sürekli olarak ‘Dinimiz böyle emrediyor’ cümlesini duyarız. Peki din nedir ki emrediyor? Bana birinin bir şeyler emredebilmesi için, bana bir şeyler katmak zorundadır. Dinlerin insanlara bir şey katmak gibi bir derdi yoktur. Bütün dinlerin ortak özellikleri, ‘sana biçilen ömrü yaşa’ ve ‘asla sorgulama’ cümleleridir. Bir nevi insanları hayvanlaştırıp bir de üzerine becerebiliyorlarsa sağmaktır. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar